Farmoria: Huzurlu Bir Çiftçilik Simülasyonunun Ruhunu Bulmak
Canlı mevsimlerimizin, telaşsız zaman mekaniklerimizin ve nehir vadisindeki kasaba bağlarının ardındaki tasarım felsefesi.

Farmoria'nın ilk çizimlerine başladığımızda kendimize şu temel soruyu sorduk: Bir çiftçilik simülasyonunu gerçekten 'yuva' gibi hissettiren şey nedir?
Bizim için yanıt, ürün verimini sonuna kadar optimize etmek veya endüstriyel bir hız kovalamak değildi. Yanıt; doğayla yan yana, onun ritmine saygı duyarak yaşamaktı. Farmoria'da sabahlar acımasız bir saat tik-takıyla değil, çam ağaçlarının üzerinden yükselen nehir sisinin huzurlu fısıltısıyla başlar.
Vadide yalnızca renk paletini değiştirmekle kalmayan, bambaşka bir yaşam duygusu sunan dört belirgin mevsim tasarladık. İlkbahar; ılık yağmurlar ve toplanacak narin kır çiçekleriyle uyanışı müjdeler. Yaz; köy meydanında fener ışıklarıyla aydınlanan akşam pazarlarını getirir. Sonbahar; ata tohumlarını toplamak için kehribar yapraklarla kaplı taş patikalar sunar. Kış ise tüm vadiyi sessiz bir kar örtüsüyle sararak sizi fırından yeni çıkmış sıcacık ekmekler ve huzurlu ezgiler eşliğinde dinlenmeye davet eder.
Farmoria'nın sakinleri yalnızca hediye karşılığı puan veren yapay karakterler değildir. Her birinin kendine has huyları, mevsimsel ruh halleri ve anlatacak gerçek hikayeleri vardır. Kasabanın marangozunu göl kenarında su kuşlarını çizerken, bitki uzmanını ise ahşap sundurmanın altında papatya demetleri kuruturken bulabilirsiniz.
Huzurlu bir oyunun, kendi temponuzda oynadığınız için sizi asla suçlu hissettirmemesi gerektiğine inanıyoruz. Farmoria'da çiftliğiniz sizin tuvaliniz, vadi ise sizin sığınağınızdır.
